17 Nisan 2015 Cuma

#kültürparktayız






     Kültürpark'ın adına yakışır şekilde Kültür & Sanat aktivitleri için kullanılması en büyük arzumuz. 

     Şehrin ortasında koca bir park bizi bekliyor!

     Kültürpark'ta ne görmek istiyorsanız siz yaratın, herkesin bulmak istediğini kendi getirdiği kocaman bir piknik.

     Müzisyen de, Sporcu da, Tiyatrocu da, Dansçı da, Tasarımcı da, Fotoğrafçı da sizsiniz...

25 Nisan'da #kültürparktayız


21 Kasım 2014 Cuma

An'dayız...


Prömiyer Bale ve Dans Okulu'nda Modern Dans çalışmalarımız son hızla devam ediyor. Bu hiz suresince an'da kalmanın keyfiyle bir aradayız.

10 Eylül 2014 Çarşamba

Martha Graham Dance Company



Artistic Director of the Martha Graham Center of Contemporary Dance 
Janet Eilber / Firat Neziroglu 


Martha Graham Dance Company







Topluluk danscilarimizdan Ayca Erdem, Kerem Özcan,  Sevval Ece Ozsoy ve kurucumuz Firat Neziroglu; Dunyanin en buyuk dans topluluklarindan Martha Graham Dance Company ile birlikte sahne almak uzere calismalara devam ediyorlar. Dansin Picasso'su sayilan kendi ismine ait dans teknigi ile onemli bir ekol olan Martha Graham'in "Panaroma" isimli eseri 17 temmuz 2014'te Izmir Fuar Acikhava Tiyatrosunda izlenebilir.  


Izmir Fuar Acikhava Tiyatrosu / Penny Diamantopoulou 
Sahne Provasi




IKSEV / Penny Diamantopoulou ve Firat Neziroglu











23 Ocak 2014 Perşembe

VENÜS ve ADONİS


     
       Dokuz sahneden oluşan tek perdelik yapıtın koreografisinde Fazıl Say’ın “İstanbul Senfonisi”, “Haremde 1001 Gece – Keman Konçertosu”, “Patara”, “Sevenlere Dair – Ballad No.3”, “Divorce – String Quartet” adlı müzikleriyle bir kolaj oluşturuldu. Müziklerin eşliğinde sahnelenen gösteride, İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından; Venüs’te (Güzellik Tanrıçası) Melis Kıvılcım Tören, Adonis’te (Av Tanrısı) Bora Acar Zongür, Mars’ta (Savaş Tanrısı) Cihan Genek, Vulcan’da (Ateş Tanrısı) Gökhan Bucuga ve Modern Dans LAB' dan; Kral Kinyras’da (Kıbrıs Kralı) Kerem Özcan, Smyrna’da (Kral Kinyras’ın kızı) Ayça Erdem, Zeus’ta (Tanrıların Kralı) Fırat Neziroğlu sahne almıştır. Ayrıca toplu danslarda Modern Dans LAB dansçıları yer almıştır. 

     Gösteride ilk bölüm İstanbul Senfonisi müzikleri eşliğinde doğanın uyanışını canlandırıyor. İkinci sahnede dalga köpüğünden Venüs’ün doğuşu canlandırılıyor. Harem’de 1001 Gece ve Keman Konçertosu eşliğinde Venüs’ün güzelliğini keşfetmesi, eşi Ateş Tanrısı Vulca, sevgilisi Savaş tanrısı Mars ve aşık olacağı Av Tanrısı Adonis arasında ilişkilerin anlatıldığı üçüncü bölüm danslar eşliğinde sürer. Aşık, kıskançlık, sevgi, mücadele, hırs gibi insanı etkileyen duyguların müzik ve danslarla yansıtıldığı 9 ayrı sahneden oluşan gösteri Patara müzikleri eşliğinde Adonis’in ölümü, akan kan ile sulanan topraklardan Anemon Laleleri çıkar. Gösteri doğa ve aşkın birleşimini farklı bir ritüel ile anlatır. 


2 Ekim 2013 Çarşamba

Yeni Sezon Açılışını "Müzeyyen" ile Yapıyoruz.

Modern Dans LAB yeni sezon açılışını 2013 Aralık ayında "Müzeyyen" ile yapıyor. Yeni proje öncesi tekrar "Müzeyyen" ile dans severlere merhaba diyoruz.



      Yenilenen sahne tasarımı ile "Müzeyyen" çok yakında...


Bizimle ilgili gelişmeleri ayrıca buradan takip edebilirsiniz;

www.firatneziroğlu.co.uk


17 Mayıs 2013 Cuma

"Müzeyyen"


MODERNDANS LAB
DÜŞLERİN DANSLA BULUŞMASI

Kültür Bakanlığı ve Karşıyaka Ege Sanat Merkezi’nin destekleri, kızı Feraye Işıl’ın da izinleriyle hazırlanan “Müzeyyen” adlı eser, Senar’ın aşk ve sanat dolu hayatından kesitler anlatıyor. 

Daha önce belgesellere konu olmuş olan Müzeyyen Senar’ın hayatı, ilk kez bir dans gösterisiyle seyirci karşısına çıkmış oldu. 

Temelleri 2011 yılında Fırat Neziroğlu'nun önderliğinde atılan ve İzmir’in ilk özel modern dans topluluğu olan ModernDans Lab, İzmir'de yine bir ilk olarak düzenli modern dans gösterileri sunmaktadır. Hayatlarının bir döneminde dans etmiş ya da hiç dans etmemiş amatör dansçılardan oluşan topluluk, farklı meslek gruplarında çalışanların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Genetik Mühendisi, Su Ürünleri      Mühendisi, Gıda Mühendisi, Çevre Mühendisi, Satış Temsilcisi, Lise Öğretmeni, Lise öğrencisi, Felsefe Öğretmeni, Araştırma Görevlisi, Tekstil Tasarımcısı, Hemşire, Okul öncesi Öğretmeni, Dramatik Yazar gibi farklı disiplinlerdeki 23 kişilik topluluk kendi imkanlarıyla çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir. 

Topluluk 2011-2012 sezonunda ilk gösterisi olan “Küçük Prens”le, Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Dansa Davet Festivali'nin yanı sıra İzmir'in çeşitli sahnelerinde de seyircisiyle buluşmuştur. 2012-2013 sezonunda ise            koreografisi Başak Güneş’e ait olan “Kırmızı Başlıklı Kız” adlı gösterisi büyük beğeni toplamış, S. Cansu Ergin de ‘’Solo Deneme’’ ile gösteride yer almıştır, ayrıca      ModernDans Lab, dans üzerine yapılan çeşitli atölye çalışmalarına da ev sahipliği yapmıştır. Koreografisi Öğr. Gör. Dr. Seda Ayvazoğlu‘na ait olan Fazıl Say’ın müzikleriyle İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde dünya prömiyeri gerçekleştirilen “Venüs ve Adonis” adlı bale eserinde ve 23 Nisan Çocuk Şenlikleri TRT Gala Programında sahne almıştır. 

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Müzeyyen

Sezonun son temsilleri;

07.05.2013 / 20:00
Dokuz Eylül Üniversitesi GSF Özdemir Nutku Sahnesi

08.05.2013 / 20:00
Ege Üniversitesi Prof. Dr.Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi

10.05.2013 / 20:30
Ege Sanat Merkezi Karşıyaka

11 Mart 2013 Pazartesi

Venüs & Adonis


     Seda Ayvazoğlu Koreografisi, FAZIL SAY besteleri, Zeynep Arda Multimedya ve Sahne Tasarımı, Oktay Kanca Işıkları, İZDOB ve ModernDansLAB dansçıları ile VENÜS ve ADONİS .

28-29 Mart 2013 
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi


12 Şubat 2013 Salı

MÜZEYYEN


    AŞK VE SANAT DOLU BİR HAYAT: MÜZEYYEN SENAR


     Modern Dans LAB, Müzeyyen Senar’ın aşk ve sanat dolu hayatını izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Kültür Bakanlığı, ve Karşıyaka Ege Sanat Merkezi’nin destekleri, kızı Feraye Işıl’ın da izinleriyle hazırlanan “Müzeyyen” adlı modern dans eserinin librettosu Arzu Söğüt'e, koreografisi Başak Güneş ve Fırat Neziroğlu'na, kostüm-dekor tasarımı Ayten Huzur Öğütçü'ye ve müzik tasarımı Fırat Tosun'a ait. “Müzeyyen” adlı eserin yönetmenliğini ise Fırat Neziroğlu yapıyor. 


     Efsane Hanım Sema Moritz’in eşsiz sesi, Şirin Pancaroğlu’nun büyülü arpı ve Ünol Büyükgönenç’in yürekleri titreten yorumu da topluluk dansçılarına eşlik edecek. 

       Temelleri 2011 yılında Fırat Neziroğlu'nun önderliğinde atılan ve İzmir’in ilk özel modern dans topluluğu olan ModerndansLAB, hayatlarının bir döneminde dans etmiş ya da hiç dans etmemiş amatör dansçılardan oluşuyor. İlk amaçlarının dans gösterisi izlemeye alışkın olmayan İzmir’de bir seyirci kitlesi oluşturmak olduğunu belirten Neziroğlu, “Bunu düşlerini dansla buluşturan amatör bir toplulukla yapmak çok keyifli. İzmir’de dansın daha çok sevilmesine katkı yapabilirsek hedeflerimize ulaşmış olacağız. Bunun yanında bir sanatçıya yaşarken kıymet verdiğimizi göstermek ve büyüklüğünü genç nesile de tanıtmak tarif edilemez bir mutluluk ” dedi.
    
        Daha önce “Küçük Prens” adlı gösterisiyle Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen 5.Uluslararası Dansa Davet Festivali'nin yanı sıra İzmir'in çeşitli sahnelerinde de seyirciyle buluşan topluluk, bu yıl 28-29 Mart 2013 Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesinde Fazıl Say’ın besteleri, İzmir Devlet Opera ve Balesi Dansçıları ile birlikte Seda Ayvazoğlu Koreografisi “Venüs ve Adonis” isimli eserde ve “Müzeyyen” adlı gösterisiyle 06-13-15-20-22 Mart 2013 saat 20:30'da Karşıyaka Ege Sanat Merkezi'nde izlenebilir.

Biletler :

rezervasyon : Ege Sanat Merkezi 0232  323 21 02


 
 






 

24 Ocak 2013 Perşembe

"LAB"


"Müzeyyen" öncesi küçük bir buluşma.
7 Şubat'ta Ege Sanat Merkezinde'yiz.. Modern Dans üzerine söyleşi ardından performans "LAB"...

Biletler :
www.mybilet.com/event/13476/lab/

rezervasyon : Ege Sanat Merkezi 0232  323 21 02

14 Aralık 2012 Cuma

René Kres'le Pandomim Workshop


 
     17 Aralık 2012 - Pazartesi
     Yer: Ege Sanat Merkezi
     Saat: 18.30-21.30


     Hollanda'da yaşayan Global Clown School Genel Sanat Yönetmeni René Kres bir pandomim sanatçısıdır.


     Pandomim, söz kullanmadan anlatım yapabilme sanatı. Dansta sadece vücudumuzu kullanıyor olmamız değil bunu yaparken ne dediğimiz, ne anlattığımız da önemli. Bu yüzden de bu atölye çalışmasının bizler için yararlı olduğunu düşündük.


     Katılım ücretsizdir. René Kres'le ilgili ayrıntılı bilgi için   


     http://www.foolsworldwide.com/
     Not: Dil İngilizce olacak - Türkçe çeviri de yapılacaktır. 






14 Ekim 2012 Pazar

''KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ ''

''Kırmızı Başlıklı Kız'' Koreografi: Başak Güneş
''Solo Deneme'' S.Cansu Ergin
Yer: Ege Sanat Merkezi
Tarih: 22 Ekim 2012
Saat : 20:00
Bilet: 10 tl (biletler Ege Sanat Merkezi'nden temin edilebilir)



Cansu Ergin - Solo Deneme

' The body as a container ,full of traces and memories and experiences and kind of mining these experiences and letting them out. '- Meg Stuart


' Beden ,bir yük sandığı gibi izler,anılar ve deneyimlerle doludur ;bu deneyimlerini bir şekilde sahiplenir ve benimserken bir yandan da onları dışarı bırakır aslında '-Meg Stuart

Pek çok koreograf ve dramaturg un da hep bahsettiği beden başlı başına bir tiyatrodur kendi içinde. Yaşanmışlıkları ,kimi zaman saklı tuttuğu duygularından ötürü de her fiziksel tepkisi(hareketi)başlı başına bir ifadedir ,bir söylemdir.Beyinden kalbe,kalpten beyine olan iletişimi ve elektriğinin çevirisi hareketleridir onun dansındaki.
Kendi dansını böyle bulur işte his ve duygularını araştırdıgında .Ve beden ,dansını zaman ve mekanda yayıp kendi özel ritmini buldugunda ,sonuç herzaman gizemlidir ,çünkü kişisel ve özgürdür.

Genç Sanatcı,S.Cansu Ergin, koreografik çalışmalarını Çek Cumhuriyeti , Almanya,Maceristan,Hollanda ve Portekiz'de sürdürdükten sonra dogdugu sehir İzmir'de yıllar sonra kısa bir solo denemeyle seyirciyle buluşuyor .Andaki yasadıklarını ,düşünce ve hislerini dönüştürmeye çalışacak olan danscı ,dansında kendi ritmini olusturmayı amaclıyor.

...........................................................................

Kırmızı Başlıklı Kız

Dünyanın en ilahi yaratı gücünü taşıyan kadınlar neden sadece evde havuçlu kek yapar, öyle değil mi?

Kadının doğurganlığıyla birlikte gelen kendi bedeninden bir varlığı koruma güdüsü onda sevgi, paylaşım gibi duyguların oluşumunu sağlar, beslenme gerekliliği de emeğe dayalı bir yaşamı beraberinde getirmiştir. Kadın bitkilerden yararlanarak kendini ve yavrusunu beslenme ihtiyacını karşılamış, toprakla bütünleşerek doğa ile uyumlu olmayı öğrenmiştir. Gelişen süreç ile birlikte topraktan en iyi şekilde yararlanmayı öğrenen kadın neolitik dediğimiz bu dönemde ilkelde olsa yerleşik yaşama geçişin temellerini atmıştır. Uygarlığa geçişin de temellerinin atıldığı bu dönemde kadın hakimiyeti devam etmiş, sadece üretim alanında değil toplumsal kuralların oluşturulmasında da önemli rol oynamıştır. Bu toplum yasalarını kendi sistemi içerisinde örgütleyen kadın erkeği de toplumsal yaşama dahil etmiştir. Kadının doğa ile olan uyumu geliştirdiği tüm yöntemlerin barışçıl, eşitlikçi ve demokratik olmasını sağlamıştır.

Üretim araçlarının değişmesiyle birlikte kadın ve erkek arasında oluşan iş bölümünde erkek avantajlı duruma geçmiş, kadın toplayıcılık ve ev işleriyle sınırlı kalmıştır. Anaerkil dönemde kadının üretim sonucu elde ettiği üretkenlik, doğurganlık özelliği tüm toplumda kendisi için yapması kabul edilirken, ataerkil toplumda üretkenlik ve doğurganlık özellikleri kaba bir biçimde egemen sınıfın hizmetine sunulmuştur. Bununla yetinmeyen sistem kadını şiddete maruz bırakarak sömürü ve egemenliğini daha da derinleştirmiştir. Emeğine ve bedenine sahip çıkmayan kadın bu durumlar karşısında ezik ve iradesiz bir karaktere bürünerek erkeği olmadan yaşayamayacağı düşüncesiyle kendi yaratı sürecine ket vurmaktadır…

Masallar bize birçok şeyi sevimli ve hoş anlatır, ama altında neler gizlidir...

Ormanda yaşayan şirin akıllı bir kız olan kırmızı başlıklı kızın bir ismi bile yoktur. Kırmızı bir başlık onu tanımaya yeter. Yaşının çokta büyük olmadığını anladığımız bu kız silik bir anne ve hiç gözükmeyen bir baba karakteri arasından sıyrılıp hikayeye konu olur. Nasıl olmasın; küçük yaşına rağmen kurtlarla dolu bir ormandan geçerek büyükannesine yemek götürmeye çalışır. Büyük annesi hastadır ama ona bakmakla görevli sadece bu küçük kızdır. Nasıl gider; nasıl o yemekleri taşır bilinmez.

Masalda zekaca üstün kurt karakteri vardır birde. Görevi kırmızı başlıklı kızı ağına düşürmektir, bu kurt insansı özellikler taşır, adeta bir erkektir. Küçük kızla konuşur, onu ormanda oracıkta yemek yerine büyükannesine gider, önce onu yer ve sonra kızla dalga geçer gibi büyükannesinin kılığına girer. Kırmızı başlıklı kıza da akıllı demiştik başta ama o kadar da değil ki kurdu tanıyamaz. Ama anladığında kan beynine sıçramış olacak ki, kurdu tek eliyle duvardan duvara vurur ve doktor gibi karnını yararak büyükannesini kurtarır.

İşte bu hikayedeki ufacık anlamlar bile erkeğe yüklenen değerin avcı, kadına yüklenen değer av olduğunu bize gösterir. Kurt, kırmızı başlıklı kızın hayatına girdiğinde ona ve özgürlüğüne sahip olmak ister. Fakat kırmızı başlıklı kızın özgürlüğünü kontrol altında tutmaya çalışırken kendi özgürlüğünü de feda etmiş olduğunun farkına varmaz. İşte o yüzdendir ki kadının kendi gücünü keşfetmesi her iki cinsinde aydınlanması olacaktır.

Denge tüm dünya üzerinde tek gerçek kuraldır…

KOREOGRAF : BAŞAK GÜNEŞ
DANSÇILAR : ECEM ÖZBEY / FIRAT TOSUN / BAŞAK GÜNEŞ
HİKAYE ANLATICISI: RUHŞEN İYİT

15 Eylül 2012 Cumartesi

Lindy Hop Workshop


2008'den beri Türkiye'de LINDY HOP'un tek adresi olan Swing İstanbul'da ders veren Banu Birecikligil ve Murat Öztürk eğitmenliğinde 2 gün süren yoğunlaştırılmış bir workshopla bu eğlenceli dansın İzmir'deki temellerini atmış bulunmaktayız.

                                                  

7 Haziran 2012 Perşembe

Küçük Prens Nil Angel Ormanı için sahne aldı

Nil için bir aradaydık 4 Haziran gecesi. Küçük prens onu anlattı hepimize. Alkişlar da onun içindi, yüzümüzden süzülen ter ve göz yaşı da. İzlemeye gelen herkesin bir dikili ağacı var artık. Mutluluk ve hüzün bir arada. Destek veren herkese sonsuz teşekkürler


23 Mayıs 2012 Çarşamba

''Küçük Prens'' Nil Angel Ormanı için 4 Haziran 2012 de Ege Sanat Merkezinde

23 Aralık 2011 de Trafik kazasında hayatını kaybeden Nil Buket Gülergin organları ile 7 kişiye hayat verdi; onun ismini yaşatmak için Ege Orman Vakfı ile birlikte Çeşme ıldır'da dikilmek üzere fidan kampanyası başlatıldı... Bizde bu temsilimizde Nil Angel Korusuna destek olmak için sahne alıyoruz. 
Nil Buket Gülergin (Nil Angel) Hakkında: 
http://fotogaleri.gazetevatan.com/gunun-yasam-haberleri/22539/7/Yasam 
http://www.referanshaberler.com/nil-buket-gulergin-ormani-1614h.htm 
 
04 Haziran 2012 saat 20:00 da yeni düzenlemesi ile ''Küçük Prens'' Temsili ile Ege Sanat Merkezi (Karşıyaka ) sahnesindeyiz.


20 Mayıs 2012 Pazar

Küçük Prens / Mötbe / Mayıs-2012

Mayıs 2012 Ege Üniversitesi MÖTBE Kültür Merkezin'deki Temsilimizden görüntüler;


                                                               

11 Mayıs 2012 Cuma

Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Topluluğu Açılış Töreni

Ege Üniversitesinin Sanat Tarihi Topluluğu açılış töreni ve ''Nüans'' Sanat Tarihi Dergisi Tanıtım Kokteyli kapsamında, davetli olarak ''Küçük Prens'' temsili ile 17 Mayıs 2012'de Ege Üniversitesi MÖTBE' de sahne alıyoruz...